Sahabelerin Hayatları
ASHAB-I KİRAM YOLCULUĞU
Sitemizde 106 Sahabenin Hayatı mevcuttur...
Sitemizdeki İçerikleri Kaynak göstermek şartıyla sitenizde paylaşabilirsiniz. Allah Razı Olsun...

UMEYR İBNİ VEHB


Umeyr ibni Vehb radiyallahu anh Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin kendisine göstermis oldugu açik mûcize karsisinda hayrette kalan ve derhal gönlünü islâm'a açan bir yigit...
O, islâm'la sereflenmeden önce Kureysin azililarindandi. Cesur, keskin görüslü bir yigitti. Bedir Gazvesinde müsrikler safinda yer aldi. Kavmi onu müslümanlarin sayisini ögrenmek ve arkalarinda yardimci kuvvetleri olup olmadigini arastirmak üzere seçip gönderdi. Kavmine döndügünde gördüklerini sanki bir müslüman gibi nakletti. söyle ki: "Ey Kureys toplulugu!.. Onlarin sayilari azdir. Arkalarinda yardimci kuvvetleride görünmüyor. Fakat onlarin herbirini ölüme susamis kisiler olarak gördüm. Sizlerden birini öldürmedikçe onlardan birisinin öldürülmesi mümkün degildir. Onlarin sayisi kadar sizden de ölen olacaksa hayatin ne tadi kalir? Ona göre kararinizi veriniz..." dedi.
Bu sözlerden Kureys'in bazi ileri gelenleri etkilendi. Savas yapmadan Mekke'ye dönmeyi bile gönüllerinden geçirdi. Fakat "Kureys'in seytani" diye bilinen Ebu Cehil'in kin, kibir ve gururu baskin çikti. Harb atesi yakildi. Baslarina gelen belaya ne kendisi ne de kavmi engel olamadi. Kureys hezimete ugrayarak geri döndü. Umeyr ibni Vehb'de yara-bere içerisinde güç belâ Mekke'ye döndü. Oglu esir olarak Medine'de kaldi. Zamanla Umeyr'in yaralari iyilesti. Ama islâm'a düsmanligi daha bir koyulasti. Kendisinin Resûlullah'a ve ashabina yaptigi ezâ ve cefalar aklina geliyor ve ogluna iskence yapilmasindan korkuyordu.
Bir gün amcazâdesi Safvan ibni Ümeyye ile Kâbe'de Hicir mevkiinde oturmus hasbihal ediyorlardi. Bedir felaketinden ve esirlerden bahsediyorlardi. Safvan "Bedir'den sonra hayatin tadi tuzu kalmadi." dedi. Umeyr de: "Gerçekten öyle... Bundan sonra yasamaya degmez. sayet su borçlarim olmasa, çoluk çocugumu geçindirmek düsüncem bulunmasaydi, Medine'ye varir, Muhammed'i öldürürdüm. Ogulumun ellerinde esir olmasi da bu is için iyi bir bahânedir." dedi.
Safvan çok zengindi. Bedir'de kaybettigi yakinlarinin intikamini almak istiyordu. Umeyr'in bu sözlerini firsat bildi ve ona: "Umeyr!... Eger Muhammed'i öldürürsen, senin bütün borçlarini öderim. Çoluk çocuguna da benimkilerle birlikte ölene kadar bakarim. Malim onlarin hepsine yeter" dedi. Umeyr'in istedigi de buydu. Peki öyleyse dedi. Fakat bu anlasmamizi gizli tut! Sakin kimseye söyleme diye tenbih etti.
Umeyr kilicini bileyip zehirledi. Devesine binip Medine'nin yolunu tuttu. Mescid-i Nebevî'nin kapisina yakin bir yerde devesini ihdirdi. Hz. Ömer (r.a) onun devesinden inip, kilicini kusanmis olarak Mescide dogru gittigini görünce: "Bu, Allah düsmani Umeyr'dir. Buraya mutlaka bir kötülük yapmak için gelmistir" dedi. Kendisi derhal Rasûl-i Ekrem (s.a) efendimizin huzuruna geldi ve durumu arz etti. iki Cihan Günesi Efendimiz: "Onu bana getirin." buyurdu. Hz. Ömer (r.a) geri dönüp Umeyr'in yanina geldi. Yakasindan tuttu. Boynundaki kilici simsiki yakalayarak Rasûlullah'in huzuruna götürdü. Efendimiz Umeyr'i bu halde görünce: "Onu serbest birak Ömer!... Sen geri dur!... Sen de yakin gel ey Umeyr!... Yaklas ya Umeyr!" buyurdu. Sonra aralarinda su konusma geçti. Efendimiz ona: "-Ey Umeyr! Buraya niçin geldin?" dedi. O da "-Oglum elinizde esir. Bir iyilik edip onu birakasiniz diye geldim" dedi. "Boynundaki su kiliç ne oluyor?" "-Öyle kiliç olmaz olsun! Bize ne faydasi dokundu ki... Bedir'de bir fayda verdi mi?" dedi. Efendimiz tekrar: "Bana dogru söyle! Buraya niçin geldin?" diye sordu. O da: "-Sadece bunun için geldim" dedi. Aldigi bu cevaplardan sonra Fahri Kâinat (s.a) efendimiz ona: "-Peki öyleyse Hicir'de Safvan ibni Ümeyye ile yaptiginiz anlasma neydi? Orada, Bedir'de kuyuya atilan kimselerden bahsettiniz. Sonra sen, borcum ve su çocuklarim olmasaydi, gider Muhammed'i öldürürdüm, dedin. Safvan da borcunu ödemeyi, çocuklarina bakmayi üstlendi. Sende kalkip geldin. Fakat Allah Teâlâ yapmayi düsündügün ise izin vermeyecektir." buyurdu.
Umeyr bu bilgiler karsisinda hayretler içerisinde kaldi. Renkten renge girdi. Ürkek ürkek, kekeleyerek: "Bu konuyu sadece Safvan'la ikimiz konusmustuk. Yanimizda baska biri yoktu. Vallahi, kesin olarak inandim ki, sana bu haberi ancak Allah getirmistir. Anliyorum ki, sen Resûlullahsin. Müslüman olmam için beni sana gönderen Allah'a hamdolsun..." dedi. Pesinden kelime-i sehadet getirerek islâm'la sereflendi.
iki Cihan Günesi Efendimiz ashabina: "Kardesinize dinini ve Kur'an'i ögretin. Esirini de saliverin." buyurdu, Kisa zamanda dinini iyice ögrenen Umeyr (r.a) Rasûl-i Ekrem (s.a) efendimizden izin alarak Mekke'ye döndü.
Safvan ibni Umeyye Mekke'de Kureys'in toplantilarina katiliyor ve "Yakinda Bedir acilarinizi unnutturacak bir haber verecegim." diye ilan ediyordu. Umeyr'in dönüsü, gecikince merak edip yolcu kafilelerinden onu sormagabasladi. Onun islâm'a girdigini duydu. Ama inanamiyordu. Onun islâm'a girisi ve Mekke'ye dönüsü büyük bir hadise oldu. islâm'i yaymak için çok çalisti. Birçok müsrik onun sayesinde islâm'in nuruna kavustu. Mekke fethinden sonra da Safvan'in müslüman olmasina vesile oldu. Uhud'dan evvel Medine'ye hicret etti. Bütün gazalarda bulundu. Hz. Ömer (r.a) devrinde Amr ibni As (r.a)'a gönderilen yardimci kuvvetlerin birinde komutanlik yapti. iskenderiye fethinde büyük yararliliklar gösterdi. Diger bazi sehirlerin fethinde de bulunan Umeyr ibni Vehb (r.a) Hz. Ömer (r.a)'in hilafetinin son zamanlarinda vefat etti. Cenâb-i Hak sefâatlarina nâil eylesin. Amin

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

- 1/12/2006 - yorum yaz


GERİ DÖN Image Hosted by ImageShack.us

Free Hit Counter

HULEFAi RASiDiN

Hz.Ebu Bekir
Hz.Ömer
Hz.Osman
Hz.Ali

ASEREi MÜBESSiRE

Sa'd B. Ebi Vakkas
Said B. Zeyd
Talha Bin Ubeydullah
Zübeyr Bin Avvam
Ebu Ubeyde B. el-Cerrah
Abdurrahman B.Avf

SAHABELER

Abbas İbn Abdulmuttalib
Abdullah B.Ömer b.el Hattap
Abdullah ibn Mes'ud
Abdullah ibn Revaha
Abdullah B.Amr B.El-As
Abdullah ibn Abbas
Abdullah ibn Zübeyr
Abdullah Bin Hanzala
Abdullah ibn-i Zeyd
Abdullah Bin Cahş
Abdullah B. Ebu Bekr
Abdullah Bin Huzâfe
Abdullah Bin Selam
Abdullah Bin Süheyl
Abdullah Zülbicadeyn
Adî Bin Hâtim Tâî
Ammar B.Yasir
Âmir Bin Füheyre
Amr ibn El-As
Amr ibni Cemuh
Âsım Bin Sâbit
Bera'ibn Âzib
Beşir bin Sa'd
Bilâl-i Habesî
Büreyde Ibni Husayb
Cabir Ibn Abdullah
Ca'fer B.Ebi Talib
Câfer-i Sadik
Carud
ebbar Bin Sahr
Cerir Ibni Abdullah (ra)
Dımâd Bin Sa'lebe
Dihye-i Kelbi (r.a)
Dirar Ibni Ezver(r.a.)
Eban B.Said B.el-as
Ebu Dücane
Ebu Zerr el Gifari
Ebu'd Derda
Ebu Eyyub El Ensari
Ebu Hureyre
Ebu Musa El Eş'arı
Ebu Said El Hudri
Ebu Berze el-Eslemi
Ebû Katâde (ra)
Ebu Rafî
Ebu Talha Zeyd ibni Sehl
Enes B.Malık
Erkam B.Ebi'l Erkam
Es'ad B.Zurare
Fadl ibn Abbas
Habbab ibn Eret
Halid B.Velid
Hamza ibn Abdulmuttalib
Hassan B.Sabit
Haccac ibni Ilat
Hanzala bin Ebi Amir
Hasan bin Ali
Hubeyb Bin Yesaf
İmran Bin Husayn
Ka'b bin Malik (r.a)
Kus Bin Saide
Kusem Bin Abbas
Lebid Bin Rebia
Muaz bin Cebel
Mus'ab Ibn Umeyr
Nuaym ibni Mesud
Osman bin Mazun
Sâbit ibni Kays
Said bin Museyyib
Seddad ibni Evs
Sehl Bin Sa'd
Seleme ibni Ekva
Selman el-Fârisi
Suheyb-i Rûmî
Süfyan bin Uyeyne
Ubade Bin Samit (r.a)
Ukbe Ibni Âmir El-Cuhenî
Umeyr ibni Vehb
Urve bin Zübeyr bin Avvam
Übey bin Ka'b
Üsame bin Zeyd
Üseyd bin Hudayr
Velid bin Velid
Zeyd bin Hârise
Zeyd bin Sâbit
Zeynelabidin

HANIM SAHABİLER