Sahabelerin Hayatları
ASHAB-I KİRAM YOLCULUĞU
Sitemizde 106 Sahabenin Hayatı mevcuttur...
Sitemizdeki İçerikleri Kaynak göstermek şartıyla sitenizde paylaşabilirsiniz. Allah Razı Olsun...

SEHL BİN SA'D


Medîne'de en son vefât eden sahâbî

 

Sehl bin Sa'd çok genç yaşta olduğundan Peygamberimizle hiçbir savaşa katılamadı, ama ondan, çok ilim öğrendi. Hz. Sehl'in babası Sa'd bin Mâlik, Bedir savaşında çok yararlıklar gösterdi. Müslümanlar arasında kahramanca savaşırken ansızın yemiş olduğu bir darbe ile şehîd oldu. Peygamberimizin duâsını alarak, "Eshâb-ı Bedir" sıfatını kazandı. Bu sırada Sehl bin Sa'd sekiz yaşlarında idi. Peygamberimiz yetim kalan Sehl'e Bedir savaşında kazanılan ve dağıtılan ganimetlerden babasının hissesini ayırarak verdi.

Sehl bin Sa'd, Uhud savaşı sırasında yaşı küçük olduğu için bu savaşa da katılamamıştı. Diğer yaşı küçük sahâbîler gibi Medîne'de kalmıştı. Ancak Peygamberimiz yaralandığı haberi Medîne'ye ulaştığı zaman, herkes gibi O da çok üzülmüştü.

Hasır parçası

Bu arada Peygamberimizin sevgili kerîmeleri Hz. Fâtıma'nın, babasının yaralanma haberini duyar duymaz hemen O'nun yanına koştuğunu ve yardım etmeye başladığını, Sehl bin Sa'd, şöyle bildirmektedir:

- Resûlullah efendimizin Uhud savaşında yaralandığı haberini duyduğumuz zaman çok üzüldük. Kızı Hz. Fâtıma'nın bir kalkan içinde su getirerek Peygamberimizin yaralarından akan kanları temizlediğini, bir hasır parçasını yakarak küllerini Peygamberimizin yaralarının üzerine sürdüğünü bizzat gördüm.

Sehl bin Sa'd, Hendek savaşına da yaşı küçük olduğu için katılamadı. Çünkü bu sırada on-onbir yaşlarında idi. Fakat hendeğin kazılmasında sahâbilere çok yardımcı oldu. Bütün sahâbilerin hizmetlerinin hepsine koşardı. Ayrıca hendek kazımında da yardımcı olur, Peygamberimizin yanından hiç ayrılmazdı. Her an O'nun hizmetinde bulunurdu.

Sehl bin Sa'd, Hendek'te gördüklerini anlatırken der ki:

- Hendek'te Peygamberimiz ile hep beraber idim. Onlar hendek kazıyor, biz küçük yaştakiler omuzlarımız üzerinde toprak taşıyorduk. Bu sırada Resûlullahın şöyle duâ buyurduğunu işittim:

"Yâ Rabbî! Bütün hayat, âhiret hayatıdır. Muhâcir ile Ensârı magfiretine (afvına) nâil eyle."

Cemâ'at çoğaldı

Sehl bin Sa'd, Peygamberimizin bir emir ve isteği olduğu zaman hemen yerine getirir, hiç bir zaman geciktirmezdi. O'nun bu durumunu Hz. Sehl'in oğlu Abbâs şöyle anlatmaktadır:

"Peygamberimiz hutbe okuyacağı zaman hurma ağacından bir direğe yaslanır öyle okurlarmış. Bir gün Resûl-i ekrem buyurur ki:

- Artık cemâ'at çoğaldı, bir şey yapılsa da üzerine otursam.

Bunu duyan babam (Sehl bin Sa'd) hemen, okun yaydan fırladığı gibi kalkmış ve gitmiş.

Kısa bir zaman sonra minberin direklerini getirmiş. Yalnız babamın getirdiği bu direklerin kendisinin veya bir başkasının hazırladığı hakkında bilgim yoktur."

Daha sonra Sehl bin Sa'd'a, Peygamberimizin minberi hakkında suâl sorulduğunda şöyle cevap vermiştir:

- Ben minberin hangi ağaçtan, hangi tarihte, hangi gün yapıldığını, hangi gün kurulduğunu, Peygamberimizin ilk defa o minberden hangi gün hutbe okuduğunu ve oturduğunu bilirim.

Sehl bin Sa'd, Peygamber efendimizin cömertliğini, kendi ihtiyacı olan bir malı isteyen herkese verdiğini şöyle anlatmaktadır:

Kadının birisi Peygamberimize gelir, yanında getirdiği ve kendi eli ile dokumuş olduğu güzel bir elbiseyi uzatarak der ki::

- Ey Allahü teâlânın Resûlü, bunu sizin için bizzat kendi elimle dokudum, ne olur onu kabûl ediniz.

Peygamberimizin de bu şekilde bir elbiseye ihtiyacı vardı. Bu hediyeyi kabûl ederek içeri girdi ve hemen giydi. Daha sonra dışarı çıktı.

Giymek için istemedim

Bu sırada Peygamberimizin ziyâretine gelenlerden birisi, bu elbiseyi görerek:

- Ey Allahü teâlânın Resûlü! Bu ne kadar güzel bir elbise, bunu bana verseniz, dedi.

Peygamberimiz hemen içeri girerek elbiseyi çıkardı ve isteyen sahâbîye verdi. Diğer ziyâretçiler, elbiseyi isteyen adama sitem ederek:

- Hiç de iyi etmedin, Peygamberimizin bu elbiseye çok ihtiyâcı vardı. Sen onu istemekle doğru bir hareket yapmadın. Bilirsin ki, Hz. Peygamber kendisinden birşey istiyenleri hiç reddetmez ve geri çevirmez, dediler.

Elbiseyi isteyen kişi ise şöyle cevap verdi:

- Ben bu elbiseyi giymek için istemedim. Aksine, o benim öldüğüm zaman kefenim olacaktır.

Sonra öldüğü zaman bu elbiseyle kefenlendi ve gömüldü. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:

- Mü'minin; îmân sahibine karşı vaziyeti, bir kafanın vücuda karşı vaziyeti gibidir. Îmân sahibinin her derdi diğer bir mü'mine ızdırap verir. Nasıl ki kafanın her derdi bütün vücudu üzüntüye uğrattığı gibi.

Sehl bin Sa'd diyor ki:

Birgün birisi Peygamberimize gelerek dedi ki:

- Ey Allahın Resûlü! Allahü teâlânın ve insanların, beni sevecekleri bir işi bana öğretir misin?

Bunun üzerine, Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Dünyadan yüz çevir ki, Allahü teâlâ da seni sevsin. İnsanların eline bakma ki, onlar da seni sevsin.

Dünyanın kıymeti

Sehl bin Sa'd şöyle anlatıyor:

Peygamberimiz, birgün bir topluluğa dünyanın boş, gerçek hayatın âhirette olduğunu anlatmak için onları bir koyun ölüsünün başına götürerek buyurdu ki:

- Şu gördüğünüz koyun ölüsünün, sahibi yanında bir kıymeti var mı?

Eshâb-ı kirâm:

- Onun bir kıymeti olmadığı için onu buraya attı, diye arz ettiler.

Bunun üzerine Peygamberimiz buyurdular ki:

- Nefsim yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya yemîn ederim ki, bu dünya, koyunun sahibi yanında olan kıymetinden ziyâde Allahü teâlâ katında değerli değildir. Eğer dünyanın Allahü teâlâ katında bir sivrisinek kanadı kadar kıymeti olsaydı, Allahü teâlâ ondan (dünyadan) kâfire bir yudum su içirmezdi.

Hz. Sa'd, Ensârın Hazrec kabîlesi kolundandır. Babasının ismi Sa'd bin Mâlik olup, hicretten önce Müslüman olmuştur. Sa'd, dört halîfe devrinde çeşitli savaşlara katıldı. Gittiği şehirlerde yeni Müslüman olanlara dîn bilgilerini öğretti. 712 yılında Medîne'de vefât etti.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

- 9/9/2007 - yorum yaz


GERİ DÖN Image Hosted by ImageShack.us

Free Hit Counter

HULEFAi RASiDiN

Hz.Ebu Bekir
Hz.Ömer
Hz.Osman
Hz.Ali

ASEREi MÜBESSiRE

Sa'd B. Ebi Vakkas
Said B. Zeyd
Talha Bin Ubeydullah
Zübeyr Bin Avvam
Ebu Ubeyde B. el-Cerrah
Abdurrahman B.Avf

SAHABELER

Abbas İbn Abdulmuttalib
Abdullah B.Ömer b.el Hattap
Abdullah ibn Mes'ud
Abdullah ibn Revaha
Abdullah B.Amr B.El-As
Abdullah ibn Abbas
Abdullah ibn Zübeyr
Abdullah Bin Hanzala
Abdullah ibn-i Zeyd
Abdullah Bin Cahş
Abdullah B. Ebu Bekr
Abdullah Bin Huzâfe
Abdullah Bin Selam
Abdullah Bin Süheyl
Abdullah Zülbicadeyn
Adî Bin Hâtim Tâî
Ammar B.Yasir
Âmir Bin Füheyre
Amr ibn El-As
Amr ibni Cemuh
Âsım Bin Sâbit
Bera'ibn Âzib
Beşir bin Sa'd
Bilâl-i Habesî
Büreyde Ibni Husayb
Cabir Ibn Abdullah
Ca'fer B.Ebi Talib
Câfer-i Sadik
Carud
ebbar Bin Sahr
Cerir Ibni Abdullah (ra)
Dımâd Bin Sa'lebe
Dihye-i Kelbi (r.a)
Dirar Ibni Ezver(r.a.)
Eban B.Said B.el-as
Ebu Dücane
Ebu Zerr el Gifari
Ebu'd Derda
Ebu Eyyub El Ensari
Ebu Hureyre
Ebu Musa El Eş'arı
Ebu Said El Hudri
Ebu Berze el-Eslemi
Ebû Katâde (ra)
Ebu Rafî
Ebu Talha Zeyd ibni Sehl
Enes B.Malık
Erkam B.Ebi'l Erkam
Es'ad B.Zurare
Fadl ibn Abbas
Habbab ibn Eret
Halid B.Velid
Hamza ibn Abdulmuttalib
Hassan B.Sabit
Haccac ibni Ilat
Hanzala bin Ebi Amir
Hasan bin Ali
Hubeyb Bin Yesaf
İmran Bin Husayn
Ka'b bin Malik (r.a)
Kus Bin Saide
Kusem Bin Abbas
Lebid Bin Rebia
Muaz bin Cebel
Mus'ab Ibn Umeyr
Nuaym ibni Mesud
Osman bin Mazun
Sâbit ibni Kays
Said bin Museyyib
Seddad ibni Evs
Sehl Bin Sa'd
Seleme ibni Ekva
Selman el-Fârisi
Suheyb-i Rûmî
Süfyan bin Uyeyne
Ubade Bin Samit (r.a)
Ukbe Ibni Âmir El-Cuhenî
Umeyr ibni Vehb
Urve bin Zübeyr bin Avvam
Übey bin Ka'b
Üsame bin Zeyd
Üseyd bin Hudayr
Velid bin Velid
Zeyd bin Hârise
Zeyd bin Sâbit
Zeynelabidin

HANIM SAHABİLER