Sahabelerin Hayatları
ASHAB-I KİRAM YOLCULUĞU
Sitemizde 106 Sahabenin Hayatı mevcuttur...
Sitemizdeki İçerikleri Kaynak göstermek şartıyla sitenizde paylaşabilirsiniz. Allah Razı Olsun...

EBU RAFİ (r.a)


Ebû Râfi’ radiyallahu anh Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin âzatli kölesi... Hizmetleriyle Efendimizin aile efrâdi arasina girme seâdet ve serefine kavusan bir bahtiyar... Seferde hazarda özel hizmetleriyle öne çikan bir yigit...
        O, Ebû Râfi’ künyesiyle meshurdur. Adi tam olarak bilinememekte olup ona atfen on kadar isim zikredilmektedir. Bunlar arasinda en fazla Ibrahim ve Eslem adi geçmektedir. Misir’in yerlilerinden olan Ebû Râfi’, Sevgili Peygamberimizin amcasi Abbas’in kölesi idi. Hazreti Abbas’in hanimi Ümm-i Fadl ile birlikte Bedir Gazvesinden önce müslüman oldu. Fakat müsriklerin serrinden çekindigi için Islâm’a girdigini ilân etmedi. Bedir muharebesine kadar Mekke’de kaldi. Islâm’i gizli gizli yasamaga çalisti.
        Ebû Râfi (r.a) Mekke’de bulundugu yillarda zemzem kuyusunun yaninda agaçtan su taslari oyardi. Ümm-i Fadl’in odasi da kuyuya yakindi. Bedir harbinin oldugu günlerdi. Müslümanlarin müsrikleri büyük hezimete ugrattiklari haberini aldilar. Sevinçli sevinçli bu konu üzerinde konusurlarken Ebû Leheb oraya çika-geldi. Konusmalarini kesip herkes isiyle mesgul oldu.
        Bu azili müsrik Bedir Gazvesine istirak etmemisti. Yerine Âs Ibni Hisam’i göndermisti. calig67.jpg (47156 Byte)
Fakat Kureys’in maglûbiyet haberini almis kininden, öfkesinden ne yapacagini bilemiyordu. Nasil maglub olurlar diyerek hezimeti kabul edemiyordu. Içinde tufanlar kopuyordu. Kureys sayi bakimindan kat kat fazla. Silâh olarak yine öyle. Buna ragmen maglubiyet? Nasil olur? diyerek bir türlü içine sindiremiyordu. Derin derin düsünceye daldigi bir sirada Ebû Süfyan’in geldigini gördü, ve: “Ey kardesimin oglu! yanima gel” diye çagirdi. Ondan Bedir harbi hakkinda genis bilgi istedi. Nasil oldu anlat bakalim? dedi.
        Ebû Süfyan hüzünlü hüzünlü. “Hiç sorma sanki onlarin karsisinda elimiz kolumuz bagli idi. Istedikleri gibi hareket ettiler. Bir kismimizi öldürdüler, bir kismimizi esir ettiler.” diye söze basladi. Sonra devamla: “Vallahi ben bizimkilerden kimseyi kinayip ayiplamiyorum. Çünki o sirada öyle kimselerle karsilastik ki, yer ile gök arasinda yagiz atlara binmis ve beyazlar giyinmis adamlar bizlere hücum etti. Bu adamlar bizi bozguna ugratti” dedi. Sessizce onlarin konusmalarina kulak veren Ebû Râfi’ (r.a) bu sözleri isitince: “Vallahi onlar meleklerdir.” deyiverdi.
        Öfkesinden çatlayan Ebû Leheb kalkti Ebû Râfi’nin üzerine yürüdü. Onu dövmeye basladi. O ara ortalik karisti. Orada bulunan Ümm-i Fadl eline bir çadir diregi alarak Ebû Leheb’in üzerine yürüdü. Onu basindan yaraladi ve: “Kimsesi yok diye onu güçsüz gördün degil mi?” dedi. Ebû Leheb hepten kendini kaybetti. Hor ve hakir olarak zelil ve rezil bir vaziyette oradan ayrildi. Yedi gün sonra kara kizil denen bir hastaliga yakalanarak cani cehenneme gitti. Çocuklari lesini ortada birakti. Hastalik bulasir diye yanasamadilar. Etrafa pis kokular yayilmaya basladi. Halkin sikayeti üzerine bir kenara çektiler ve lesi görünmeyinceye kadar üzerine tas yigdilar. Taslar altinda ebedi azab yurduna yuvarladilar.
        Ebû Râfi’ (r.a) Bedir’de esir alinan efendisi Abbas’in kurtulus fidyesini Medine’ye götürdü. Daha sonra Abbas onu Resûl-i Ekrem (s.a) efendimize bagisladi. O da Medine’ye hicret etti. Iki Cihan Günesi efendimizden hiç ayrilmadi. Ashâb-i Suffa arasina katildi. Yapilan bütün gazvelerde bulundu. Efendimiz onu amcasi Abbas’in müslüman oldugu müjdesini alinca âzat etti ve câriyesi Selmâ ile evlendirdi.
        O, iki Cihan Günesi Efendimize o kadar âsik idi ki âzât ettigi zaman aglayarak: “Ya Rasûlallah beni niçin birakiyorsun? Bundan sonra yine yaninizda kalip çalisacagim” dedi. Hürriyetine kavusunca hür olarak Efendimizin özel hizmetlerinde bulundu. Harb ve sulh zamanlarinda onun yanindan ayrilmadi. Seferlerde çadirini kurdu. Esyalarini korudu. Efendimizin sünneti seniyyesini ve yüksek ahlâkini en iyi bilenlerden oldu. Ibni Abbas (r.a) bir kâtip tutup onun bu husustaki bilgilerini yazdirdi.
        O, Resûl-i Ekrem (s.a) efendimizin ailesinden kabul edilmeyi en büyük seref kabul etti. Köle olarak hizmeti ganimet bildi. Hürriyete kavusmasina ragmen yanindan ayrilmadi. Ondan habersiz hiç bir is yapmadi. Birgün Sevgili Peygamberimiz, Erkam Ibni Ebi’l-Erkam’i zekat toplamaga memur etmisti. Erkam (r.a), Ebû Râfi (r.a)’a: “Bana bu iste yardimci olursan, toplayanlara ne verilirse onu sana veririm.” diyerek birlikte bu vazifeyi yapmayi teklif etti. O da durumu Resûl-i Ekrem (s.a) efendimize arz etti. Efendimiz ona: “Yâ Ebâ Râfi’ Kavmin kölesi kendilerinden sayilir.” buyurarak zekatin kendisine helâl olmayacagini bildirdi.
       O, Hayber seferine hanimi Selmâ ile birlikte katildi. Daha sonra hanimi Selmâ Ibrahim’in dogumunda ebelik yapti. Iki Cihan Günesi efendimiz oglu Ibrahim’in dogum müjdesini Ebû Râfi’den alinca, ona bir köle hediye etti. Bir gece yarisi Bakî kabristanligina giderken onu da yanina aldi ve beraber götürdü.
        O, Hz. Ebû Bekir (r.a) devrinde mürtedlerle yapilan savaslarda bulundu. Misir’in fethine katildi. Hasan, Râfi’, Abdullah, Mutemer, Mugire ve Selmâ adinda alti çocugu ve bir çok talebesi olan Ebû Râfi’ (r.a) 68 hadis-i serif rivayet etti. Bunlarin çogu Resûl-i Ekrem (s.a) efendimizin çevresinde gördügü olaylarla ilgilidir.
        Hz. Ali (r.a)’in kumandasinda Yemen’e gönderilen Seriyye’de de bulunan Ebû Râfi’ (r.a) 660 m. yilinda Kûfe’de vefat etti. Cenâb-i Hak’tan sefaatlerini niyaz ederiz. Amin.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

- 30/11/2006 - yorum yaz


GERİ DÖN Image Hosted by ImageShack.us

Free Hit Counter

HULEFAi RASiDiN

Hz.Ebu Bekir
Hz.Ömer
Hz.Osman
Hz.Ali

ASEREi MÜBESSiRE

Sa'd B. Ebi Vakkas
Said B. Zeyd
Talha Bin Ubeydullah
Zübeyr Bin Avvam
Ebu Ubeyde B. el-Cerrah
Abdurrahman B.Avf

SAHABELER

Abbas İbn Abdulmuttalib
Abdullah B.Ömer b.el Hattap
Abdullah ibn Mes'ud
Abdullah ibn Revaha
Abdullah B.Amr B.El-As
Abdullah ibn Abbas
Abdullah ibn Zübeyr
Abdullah Bin Hanzala
Abdullah ibn-i Zeyd
Abdullah Bin Cahş
Abdullah B. Ebu Bekr
Abdullah Bin Huzâfe
Abdullah Bin Selam
Abdullah Bin Süheyl
Abdullah Zülbicadeyn
Adî Bin Hâtim Tâî
Ammar B.Yasir
Âmir Bin Füheyre
Amr ibn El-As
Amr ibni Cemuh
Âsım Bin Sâbit
Bera'ibn Âzib
Beşir bin Sa'd
Bilâl-i Habesî
Büreyde Ibni Husayb
Cabir Ibn Abdullah
Ca'fer B.Ebi Talib
Câfer-i Sadik
Carud
ebbar Bin Sahr
Cerir Ibni Abdullah (ra)
Dımâd Bin Sa'lebe
Dihye-i Kelbi (r.a)
Dirar Ibni Ezver(r.a.)
Eban B.Said B.el-as
Ebu Dücane
Ebu Zerr el Gifari
Ebu'd Derda
Ebu Eyyub El Ensari
Ebu Hureyre
Ebu Musa El Eş'arı
Ebu Said El Hudri
Ebu Berze el-Eslemi
Ebû Katâde (ra)
Ebu Rafî
Ebu Talha Zeyd ibni Sehl
Enes B.Malık
Erkam B.Ebi'l Erkam
Es'ad B.Zurare
Fadl ibn Abbas
Habbab ibn Eret
Halid B.Velid
Hamza ibn Abdulmuttalib
Hassan B.Sabit
Haccac ibni Ilat
Hanzala bin Ebi Amir
Hasan bin Ali
Hubeyb Bin Yesaf
İmran Bin Husayn
Ka'b bin Malik (r.a)
Kus Bin Saide
Kusem Bin Abbas
Lebid Bin Rebia
Muaz bin Cebel
Mus'ab Ibn Umeyr
Nuaym ibni Mesud
Osman bin Mazun
Sâbit ibni Kays
Said bin Museyyib
Seddad ibni Evs
Sehl Bin Sa'd
Seleme ibni Ekva
Selman el-Fârisi
Suheyb-i Rûmî
Süfyan bin Uyeyne
Ubade Bin Samit (r.a)
Ukbe Ibni Âmir El-Cuhenî
Umeyr ibni Vehb
Urve bin Zübeyr bin Avvam
Übey bin Ka'b
Üsame bin Zeyd
Üseyd bin Hudayr
Velid bin Velid
Zeyd bin Hârise
Zeyd bin Sâbit
Zeynelabidin

HANIM SAHABİLER