Sahabelerin Hayatları
ASHAB-I KİRAM YOLCULUĞU
Sitemizde 106 Sahabenin Hayatı mevcuttur...
Sitemizdeki İçerikleri Kaynak göstermek şartıyla sitenizde paylaşabilirsiniz. Allah Razı Olsun...

ABDULLAH ZÜLBİCADEYN (r.a)



Saadet asrının mimarı, iki cihan güneşi Resulullah Efendimiz (s.a.v) , Kur'an hakikatlerini  cihanşümül bir sesle ilan ederken, Cahiliye Devrinin kökleşmiş batıl adet ve itikadlarını da temizliyordu. İnsanlık tarihi içinde böylesine muazzam bir inkılabın eşine rastlanmamıştı. Adet ve inançlarına, gelenek ve itikadlarına taasup ölçüsünü dahi aşan bir inatçılıkla bağlı olan Cahiliye Devri insanlarının dem ve damarlarına, yep yeni bir iman aşısını yaparken, o Yüce Peygamber (s.a.v) hep kendisine emredilen "İstikamet üzere ol" ilahi hitabına bağlı kalmıştı.

Kendilerini tabiatın dışına çıkarmış, ferdi ve içtimai hayatı insanî özlerinden ziyade, hayvanî hususiyetlerine bina etmiş müşrik ve münkirler, Hz.Peygamberin (s.a.v) getirdiği habere karşı isyan ve şiddet içinde bulunduklarında, onu defalarca öldürmeye, yok etmeye, ona işkence ve azap vermeye kalktıklaında, o , Kur'ani düsturların dışına çıkmamıştı. Hz.Peygamber (s.a.v) putperestliğe karşı tavrı, bütün batıl inançları olduğu gibi, inkar ve şirkin sembolik ifadesi olan putları da ortadan kaldırmayı gerektiriyordu. Cahiliye Devri insanları, içlerindeki batıl inançların dışa taşan işareti olarak putları kudsî görüyor ve ibadet ediyorlardı.


İşte, Cahiliye döneminin inançlarını hatırlattığı ve putlara kul olmak manasını taşıdığı için Peygamberimizin (s.a.v) ismini değiştirdiği şahıslardan biri de, Abdullah Zülbicadeyn idi (r.a). Suffe medresesinin bu muhterem talebesinin İslama girmeden önce, "Uzza" isimli putun kulu manasına gelen Abdüuzza idi. Müslüman olduğunda Resulullah  Efendimiz, "Hayır, sen Abdüluzza değil,  Abdullah'sın" buyurarak onun ismini değiştirdi. (1)

Abdullah Zülbicadeyn (r.a) yetimdi. Amcasının yanında kalıyordu. Amcası ona çeşitli ikramlarda bulunurdu. Bir gün Abdullah'ın Müslüman olduğunu öğrenince çok kızdı. Abdullah'ı yanına çağırdı ve "Duyduğuma göre, sen Muhammed'e tabi olmuşsun. Eğer bundan vaz geçmezsen, sana verdiğim elbiseler dahil, bütün ikramlarımı, hediyelerimi geri alırım." dedi. Hz.Abdullah onun bu tehditine aldırış etmedi. Pervasız bir şekilde, "Evet amca, ben Müslümanım" cevabını verdi.

Bunun üzerine amcası, üzerindeki elbiselere varıncaya kadar ona verdiği herşeyi geri alarak annesine gönderdi. Annesi de kalın bir elbise verdi. Abdullah üzerindeki bu elbiseyle Resulullaha giderken yolda elbisesi ikiye ayrıldı. O da, elbisenin bir kısmını belinden alt tarafına, diğer kısmını sırtına aldı. Öylece Resulullahın huzuruna gitti. Başından geçenleri Peygamberimize anlattı. Onun bu fedakarlığı Resulullahı çok duygulandırdı. Ona iltifatta bulundu. Ayrıca, "İki elbise sahibi" manasına gelen "ZÜLBİCADEYN" lakabını verdi. Bundan böyle Hz.Abdullah bu lakabıyla birlikte anılacaktı.

Hz.Abdullah Müslüman olduktan sonra, devamlı Resulullah ile beraber kalmayı arzu etti ve ondan bir dakika olsun ayrılmak istemedi. Resulullah ile beraber kaldıktan sonra gece gündüz Kur'an okur, dua ve ibadetle meşgul olurdu. Bazı günler Resulullahın kapısına gider, oturur, tesbih ve tekbirle vakit geçirirdi. Hz.Ömer (r.a.) Resulullaha giderek, bu hareketin riya olup olmadığını sorduğunda, Hz.Peygamber,  "Ey Ömer, bırak onu. O, Allah'a dua eden, yalvaran kalbi  yanıklardandır." (2) buyurdu.

Hz.Abdullah, Resulullah ile birlikte Tebük Seferine katıldı. Çok büyük kahramanlıklar gösterdi. Sonunda şehid oldu. Kabir kazma ve defin işiyle Peygamberimiz, Hz.Ebu Bekir ve Hz.Ömer meşgul oldu. Peygamberimiz onun naşını kabre koyduktan sonra, "Ey Allah'ım, ben ondan razıyım, Sen de ondan razı ol" diye dua etti.

Peygamberimiz onun vefatından müteessir olmuştu. Bunu gören Sahabiler , "Ya Resulullah, Abdullah'ın vefatına üzüldünüz" dediler. Peygamberimiz, "Evet çünkü o Allah ve Resulünü seviyordu" buyurdu.

Orada hazır bulunan Sahabilerden Abdullah bin Mes'ud (r.a.) der ki: "Vallahi, ben ondan onbeş yıl önce Müslüman olmuştum. Keşke şimdi şu kabrin sahibi ben olsaydım." (3)

Allah ondan razı olsun.

(1) Üsdü'l-Gabe, 3:123
(2) Üsdü'l-Gabe, 3:122
(3) M. Asım Köksal - İslam Tarihi  c.7 s.315


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

00:36 - 31/8/2009 - yorum yaz


GERİ DÖN Image Hosted by ImageShack.us

Free Hit Counter

HULEFAi RASiDiN

Hz.Ebu Bekir
Hz.Ömer
Hz.Osman
Hz.Ali

ASEREi MÜBESSiRE

Sa'd B. Ebi Vakkas
Said B. Zeyd
Talha Bin Ubeydullah
Zübeyr Bin Avvam
Ebu Ubeyde B. el-Cerrah
Abdurrahman B.Avf

SAHABELER

Abbas İbn Abdulmuttalib
Abdullah B.Ömer b.el Hattap
Abdullah ibn Mes'ud
Abdullah ibn Revaha
Abdullah B.Amr B.El-As
Abdullah ibn Abbas
Abdullah ibn Zübeyr
Abdullah Bin Hanzala
Abdullah ibn-i Zeyd
Abdullah Bin Cahş
Abdullah B. Ebu Bekr
Abdullah Bin Huzâfe
Abdullah Bin Selam
Abdullah Bin Süheyl
Abdullah Zülbicadeyn
Adî Bin Hâtim Tâî
Ammar B.Yasir
Âmir Bin Füheyre
Amr ibn El-As
Amr ibni Cemuh
Âsım Bin Sâbit
Bera'ibn Âzib
Beşir bin Sa'd
Bilâl-i Habesî
Büreyde Ibni Husayb
Cabir Ibn Abdullah
Ca'fer B.Ebi Talib
Câfer-i Sadik
Carud
ebbar Bin Sahr
Cerir Ibni Abdullah (ra)
Dımâd Bin Sa'lebe
Dihye-i Kelbi (r.a)
Dirar Ibni Ezver(r.a.)
Eban B.Said B.el-as
Ebu Dücane
Ebu Zerr el Gifari
Ebu'd Derda
Ebu Eyyub El Ensari
Ebu Hureyre
Ebu Musa El Eş'arı
Ebu Said El Hudri
Ebu Berze el-Eslemi
Ebû Katâde (ra)
Ebu Rafî
Ebu Talha Zeyd ibni Sehl
Enes B.Malık
Erkam B.Ebi'l Erkam
Es'ad B.Zurare
Fadl ibn Abbas
Habbab ibn Eret
Halid B.Velid
Hamza ibn Abdulmuttalib
Hassan B.Sabit
Haccac ibni Ilat
Hanzala bin Ebi Amir
Hasan bin Ali
Hubeyb Bin Yesaf
İmran Bin Husayn
Ka'b bin Malik (r.a)
Kus Bin Saide
Kusem Bin Abbas
Lebid Bin Rebia
Muaz bin Cebel
Mus'ab Ibn Umeyr
Nuaym ibni Mesud
Osman bin Mazun
Sâbit ibni Kays
Said bin Museyyib
Seddad ibni Evs
Sehl Bin Sa'd
Seleme ibni Ekva
Selman el-Fârisi
Suheyb-i Rûmî
Süfyan bin Uyeyne
Ubade Bin Samit (r.a)
Ukbe Ibni Âmir El-Cuhenî
Umeyr ibni Vehb
Urve bin Zübeyr bin Avvam
Übey bin Ka'b
Üsame bin Zeyd
Üseyd bin Hudayr
Velid bin Velid
Zeyd bin Hârise
Zeyd bin Sâbit
Zeynelabidin

HANIM SAHABİLER